Scroll Top
yatayofis kapak

Ticaret hukuku, ekonomik hayatın anayasası niteliğindedir. Türkiye Cumhuriyeti’nde ticari hayat, temel olarak 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) ile düzenlenmiştir. Bu kanun, şeffaflık, hesap verilebilirlik ve modern kurumsal yönetim ilkelerini merkeze alarak ticari hayatı disipline eder.

Bu rehber, Türkiye’deki ticari hukuk sisteminin temel taşlarını, anayasal dayanaklarını, tacirlerin yükümlülüklerini ve şirket yapılarını detaylı bir şekilde incelemektedir.

Ticaret Hukukunun Anayasal Temelleri

Türkiye’de ticari hayat sadece kanunlarla değil, hiyerarşinin en tepesindeki Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ile de güvence altına alınmıştır. Ticareti doğrudan ilgilendiren kritik maddeler şunlardır:

Çalışma ve Sözleşme Hürriyeti (Madde 48):
“Herkes, dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetine sahiptir. Özel teşebbüsler kurmak serbesttir.”
Bu madde, ticari hayatın temel taşıdır. Devlet, bu hürriyetin güvenli bir şekilde kullanılmasını sağlamakla yükümlüdür.

Piyasaların Denetimi ve Rekabetin Düzenlenmesi (Madde 167):
“Devlet, para, kredi, sermaye, mal ve hizmet piyasalarının sağlıklı ve düzenli işlemesini sağlayıcı ve geliştirici tedbirleri alır; piyasalarda fiili veya anlaşma sonucu doğacak tekelleşme ve kartelleşmeyi önler.”
Bu madde, Haksız Rekabet hukukunun ve Rekabet Kurumu’nun anayasal dayanağını oluşturur.

Tüketicinin Korunması (Madde 172):
“Devlet, tüketicileri koruyucu ve aydınlatıcı tedbirler alır, tüketicilerin kendilerini koruyucu girişimlerini teşvik eder.”
Ticari işletmelerin son kullanıcı ile ilişkilerinde anayasal bir sorumluluk yükler.

Ticari İşletme Kavramı

Türk hukukunda ticaretin merkezinde “Ticari İşletme” kavramı yer alır. Bir organizasyonun ticari işletme sayılabilmesi için üç temel unsurun varlığı aranır:

Gelir Sağlama Hedefi: Ekonomik bir değer yaratma amacı.

Devamlılık: Faaliyetin arızi (geçici) değil, sürekli olması.

Bağımsızlık: İşletmenin kendi kararlarını alabilen ayrı bir varlık olması.

Not: Esnaf işletmesi ile ticari işletme arasındaki sınır, Cumhurbaşkanlığı kararnameleri ile belirlenen ekonomik limitlere göre çizilir. Bu limitin üzerindeki işletmeler “Ticari İşletme”, sahipleri ise “Tacir” sayılır.

  1. Tacir ve Tacir Olmanın Hükümleri

Türk Ticaret Kanunu’na göre tacir, bir ticari işletmeyi kısmen dahi olsa kendi adına işleten kimsedir. Tacir sıfatı, kişiye özel haklar sağladığı gibi ciddi yükümlülükler de yükler.

Tacirin Başlıca Yükümlülükleri

İflasa Tabi Olma: Tacirler, her türlü borçları (ticari veya özel) için iflas yoluyla takip edilebilirler.

Basiretli İş Adamı Gibi Davranma: Bu, Türk hukukunun en önemli kavramlarından biridir. Tacir, kararlarında bir “aile babası” gibi değil, geleceği öngören, tedbirli ve profesyonel bir iş insanı gibi davranmak zorundadır.

Ticari Defter Tutma: İşletmenin mali durumunu şeffaf bir şekilde yansıtan yevmiye, kebir ve envanter defterlerini tutmak zorundadır.

Ticaret Siciline Kayıt: İşletme açıldıktan sonra 15 gün içinde ticaret siciline tescil ve ilan zorunludur.

Fatura ve Teyit Mektubu: Tacir, fatura verme ve aldığı faturaya 8 gün içinde itiraz etme (etmezse kabul etmiş sayılır) yükümlülüğüne sahiptir.

  1. Şirketler Hukuku: Türler ve Özellikler

Türkiye’de şirketler, şahıs şirketleri ve sermaye şirketleri olarak ikiye ayrılır. Günümüzde ticari hayatta en yaygın olanlar sermaye şirketleridir.

A. Anonim Şirketler (A.Ş.)

Büyük ölçekli ve kurumsal yapılar için uygundur.

Sermaye: Belirli bir asgari sermaye ile kurulur (Asgari tutarlar zamanla güncellenir).

Sorumluluk: Ortakların sorumluluğu, taahhüt ettikleri sermaye payı ile sınırlıdır.

Yönetim: “Yönetim Kurulu” tarafından yönetilir.

Özellik: Halka açılabilirler ve hisse senedi çıkarabilirler.

B. Limited Şirketler (Ltd. Şti.)

Daha çok KOBİ’ler ve orta ölçekli işletmelerce tercih edilir.

Ortak Sayısı: En az 1, en çok 50 ortakla kurulabilir.

Yönetim: “Müdürler Kurulu” tarafından yönetilir.

Sorumluluk: Ortaklar şirketin kamu borçlarından (vergi, SGK primi) sermaye hisseleri oranında şahsi mal varlıklarıyla da sorumludur. Bu, A.Ş. ile arasındaki en kritik farklardan biridir.

  1. Kıymetli Evrak Hukuku (Çek, Bono, Poliçe)

Ticari hayatta nakit akışını sağlayan ve ödeme aracı olarak kullanılan belgelerdir. Türkiye’de şekil şartları çok sıkıdır.

Bono (Senet): Borçlunun, alacaklıya belli bir tutarı ödeme vaadidir. “Kayıtsız şartsız ödeme vaadi” ibaresi zorunludur.

Çek: Bir ödeme aracıdır, kredi aracı değildir (teorik olarak). Ancak Türkiye uygulamasında “vadeli çek” kullanımı yaygındır ve yasal koruma altındadır. Karşılıksız çek düzenlemenin hem idari hem de (tekerrür halinde) cezai yaptırımları vardır.

  1. Haksız Rekabet

TTK, dürüstlük kuralına aykırı davranışları yasaklar. Ticari rekabetin “iyiniyet” çerçevesinde yapılması esastır. Bu ilkeler Anayasa’nın 167. maddesi ile de desteklenir.

Haksız Rekabet Sayılan Haller:

Başkalarının iş ürünlerini, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici beyanlarla kötülemek.

Kendi yetenekleri veya fiyatları hakkında (aldatıcı reklamlarla) yanıltıcı bilgi vermek.

Başkasının çalışanlarını, iş sırlarını ifşa etmeye yöneltmek.

  1. Güncel Gelişmeler: E-Ticaret ve Dijitalleşme

Ticaret hukuku, dijital dönüşüme hızla ayak uydurmaktadır.

KEP (Kayıtlı Elektronik Posta): Tacirler arası ihtar, ihbar ve teyit mektuplarının KEP üzerinden yapılması hukuki geçerlilik açısından kritik hale gelmiştir.

E-Fatura ve E-Arşiv: Belirli ciroyu aşan işletmeler için zorunludur.

Kişisel Verilerin Korunması (KVKK): Ticari işletmeler, müşterilerinin ve çalışanlarının verilerini işlerken 6698 sayılı KVKK hükümlerine tam uyum sağlamak zorundad

bir yorum bırakın